CTP-REKLAM

KIRK VE KIRKIN ALTI

 

Güneşli bir pazar günü, güzün son demleri, ve bugün benim doğum günüm. Bu güneşin hayatıma da yansıyıp yaşantımın günlük güneşlik olmasını diliyorum. Bazen havama kar yağsa da her 20 Kasımda güzel olur havalar, varlığıma İNAT...

Dört dörtlük yaş, ardından kırk beşlik plak gibi olan ömrüm kırk ve kırkın altındaki yaşlardan sonrasını saymıyor. Hele hele kırk beşten sonrası hiç saymak iste(n)miyor. Çok sevdiğim sonbaharın en güzel halinde kalmak arzum. Hiç bitmesin, devam etsin, kırk ikindi yağmurlarıyla ıslansın esvabım urbalarım. Bir çocukluğumuz güzeldi birde gençliğimiz. Çocukluk ilkbahara benzer, beyaza bezenen ağaçlar gibi bembeyaz bir dünya, tertemiz bir hayat... Apak bir kalp. Gençlik ise benzer yaza... Capcanlı doğa, cıvıl cıvıl tabiat... Yazın ateşi sarar gençliği, güneş gibi yakıcı ve kavurucu, ay gibi parlak. Dolunay gibi romantik, mehtap gibi güzel, yakamoz gibi gizemli. Yazın yazılır aşkın sevginin kitabı. Çok hızlı yaşanır, hızlı geçer gençlik yılları... Sonbahar orta yaşların mevsimi. Yaprak dökerken ağaçlar, insanda huzursuz edenleri hayatından döker tek tek. Hüznünü, huzurunu alır yalnız yaşar hazanını GÜZ GÜLLERİ arasında. Yaşlılık kış mevsimi gibidir. Soğuktan ayaz kesmiş etraf, sert ve çetin. Pamuk gibi yumuşaktır ihtiyarların yüzleri. Kışın lapa lapa yağan pamuk kar gibi. Damdan aşağı sarkan buz gibi serttir nasırlı elleri. Gözlerine yansır hüzünleri, buz keser o an bakışları. Ümitsizce beklerler, bu yılda atlatabilir miyiz hayatımızın kışını diye.

Vakit'e de benzer insanoğlunun evreleri. Çocukluk sabah gibidir. Sabah ezanı gibi huzurlu ve dinlendirici. Ana rahminden doğuşu tan yerinin ağarıp güneşin doğmasına benzer. Yavaş yavaş göz kırpar hayata. Hiçbir şeyin farkında değildirler loş aydınlıkta. Sessiz ve sakin. Gençlik öğlen gibidir hayatın en parlak anı. Tepeden vuran güneş gibi harlı. Mola verdirir işe güce. Çalgı çengi, eğlen eğleneceğin kadar. Herşey günlük gülistanlık, aydınlık. Orta yaş ikindi gibidir. Yavaş yavaş karanlığa gömülmeden aydınlık, güvenilir yere atmaya hazırlarsın yorgun bedenini. Gün bitimini izlersin pencerenden. İhtiyarlık akşam gibidir. Ömür tükenir güneş ufukta batarken. Elinden hiçbirşey gelmez durduramazsın güneşin batışını. Kararır etraf. Sonrası kapkara zifiri karanlık.

Hayat işte. Ne yaşatırsa yaşatsın, yaşınız ne olursa olsun yaşamak yine de güzel be usta. Ömür dediğin bir tutam hayat, bir yudumluk nefes, bir anlık canlılık. Hayatınız, nefesiniz, canınız daralmasın, daraltılmasın, daralttırmayın. Sevmeyene köle, sevene gebe olmadan huzurla geçirin çok şey sığdırdığınız şu kısacık ömrünüz. Yaşantınız ömürden ömür çalanla değil ömür katanla ömürlük olsun. Her gününüz doğum günü olsun. Hayat sizlere hep güzel şeylere gebe kalıp en güzel doğumları sunsun.

 

BAYRAMI SEL ALDI

 

Ramazan boyunca bayram aşkıyla yanıp tutuşan, dokuz günlük uzun tatil planları yapanların hayali sele suya karıştı. Bunaltıcı sıcakların ardından bayramın ilk günü ve ikinci günü Karadeniz Bölgesi sabaha karşı sel sesiyle uyandı. Can ve mal kaybı yaşayan halkımıza bayram zehir oldu.

Ramazan boyunca bunaltıcı sıcaklarda bile acıktırıp, susatmayan Rabbimin bir bildiği vardır elbet ki sel sonrası oluşan arıza nedeniyle bazı kesimlerde suların kesilmesiyle yöre halkını susuzluğa mahkum etti. Allah'tan gelen hayır ve şerre razı gelmekten, daha beteri olmadı diye şükretmekten başka yapacak bir şeyimiz yok. Demek ki biz bu şerri hak ettik. Yeterince Ramazan Ayının hakkını ibadet ve şükürlerimizle veremedik ki bayram havası yerine hüzün seli doldu ocaklarımıza. Bu cezayı bazı beyinler idrak edemeyip isyan etme gafletine düşebilir. Bu gaflete düşmemek için önce kendini sonrada etrafındakilerin hal ve hareketlerini iyice analiz etmelidir.

Mübarek Ramazan Ayı boyunca sokaklarda, restoranlarda, kafelerde pervasızca elinde sigara dumanını savuranlar, iştahla yemeğe gömülenler çoğunluktaydı. Bizlerinde elbetteki Allah'ı gücendirecek tutum ve davranışlarımız olmuştur. Bu yüzden cezadan ders çıkartıp kendimize çeki düzen vermeliyiz. Güvendirenlerin yanısıra memnun edenlerde bu cezadan nasibini aldı. Kurunun yanında yaşta yandı. Rabbim bir daha böyle felaketler göstermesin biz aciz kullarına.

Ramazan ayı boyunca tatil beldelerinde erken bayrama girenler gerçek bayramı yaşayamadıkları gibi kimseye de yaşatmadılar. Bayramı sel, havasını yel aldı. Bizlere de selin izleri, vicdanımızın sesi, felaket sonrası aldığımız ders kaldı.

Bayramın bayram olduğu, özlenen bayramlara kavuşmak umuduyla uyanacağız her bayramda. Sellerin almadığı nice bayramlar geçirmek dileğiyle bayram tadında ve havasında kalın sevgili okuyucu dostlar.

Her Şeyde Birazcık Kadın


Herkesin bildiği fakat sadece bu günlerde kıymet biliniyormuşçasına günlere sığdırılamayacak kadar büyük olup ta bir güne sığdırılan kadınlar günü bugün.
8 Martta zirveye çıkartılıp 9 Mart ve sonrasında dokuz doğurtturup en dip kuyuya atılan kadınların, atıldığı dip kuyudan çıkmakla geçer ömrü... İtilen, kakılan, horlanan hep kadın. Erkeğin iki dudağı arasından çıkacak cümlelere bağlıdır kimi kadınların hayatı. Sessizliktir, çığlıktır yerine göre. Bakılan, görülen her yerde birazcık kadın. Doğada bir çiçek, bir kelebekte. Rüzgârın sesinde, yaprağın yeşili, denizin rengi, dalganın, bülbülün sesi. Yağmur sonrası toprak kokusu. En güzel beste, en özel şarkıdır sevdiğine. Kumrunun sadakati, sevgilinin nazı, kaderin cilvesi...  Kısaca kadın heryerde, herşeyde. Sen anlatılmaz yaşanırsın kADIn. Kadın bile kadından doğar tüm masumiyetiyle. Çilesine çile katar. Gökyüzü gibi uçsuz bucaksız alabildiğine özgür, hür uçar bilinmezlere doğru. Bazende tutsak eder kendini küçücük bir kalbin sahibine. Sahip çıkar sahiplendiğine. En onulmaz sabırda bulunur en olmadık zamanda. Bir gün bir bakarsınız onulmaz sabrı eceli olmuş adı bir musalla taşında.
Fazla söze ne hacet. Hayatı kadın bilip sessizliğinde huzur, fırtınasından korun. Meşrebinde demlen. Gözlerinde gökkuşağını seyrettiğiniz, Gülüşüne meylettiğiniz kadın. Saçlarını okşarken parmağınıza aşk dolayan kadın. Sinesinde en tatlı hayale daldığınız, dudaklarında demlendiğiniz, ekmeğinde aşında kadın. Kadın olmasa bomboş hayatınız.
Kadınsız bir gününüz bile geçmemesini diler, tüm dünya kadınlar gününü kutlarım. Kadınca kararınca. Kadınca kalın, tadında kalın.

Hesapta Olmayan Kurban(lık)lar

 

Uzun bir tatili beraberinde getiren bir mübarek kurban bayramına daha erişmek üzereyiz. Belki hesapta belkide hesapta olmayan bir kurban(lık) olarak kim bilebilirki...

Devamını oku...

Özürlü Özürlerimiz

 

Uzun yorucu bir aradan sonra okuyucularımıza tekrardan "merhabalar" diyorum. Bunun özrü olur mu bilmem ama telafisi olur diye düşünüyorum. Hepimizin özür dileyecek durumları olur. Kimse hatasız değildir. Önemli olan hatayı hatayla kapatmaya çalışmamaktır. Bazen nasıl yaparım da hatamı düzeltirim diye düşünürken özür yerine hatalı sözlerimize hata katarız. Başka bir deyişle; "Kaş yaparken göz çıkartırız." Yada "Özrümüz kabahatimizden büyük olur." Ben hiç özür dilemem diyen ya en çok hata yapandır yada hatasını kabul etmeyendir.

Devamını oku...

İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ

  • Sakarya Mah. Sakarya Cad. No:43/B Fatsa/ORDU
  • Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
  • +90 452 407 10 11

Son Yorumlar

3415767
Bugün
Dün
Bu Hafta
Bu Ay
Tüm Ziyaretçiler
185
977
7914
28004
3415767

İp Adresniz: 54.158.238.108
Server Time: 2017-10-22 05:49:42